"GÜZLE KÖŞKÜNDEN ESİNTİLER." ( BAŞARI SAĞLAMA HEDEFİ, NETİCEYE KATLANMA İRADE VE TEVEKKÜLÜ. )
Şuurlu ve ne yaptığını bilen tahkiki iman sahibi birisi için hayata belli bir hedef ve odaklı bakması prensipli olmanın göstergesidir
Şuurlu ve ne yaptığını bilen tahkiki iman sahibi birisi için hayata belli bir hedef ve odaklı bakması prensipli olmanın göstergesidir. Bu hedeflere ulaşmak ta ancak müspet hareket ve faaliyetlerin yanında kâinatta geçerli olan fıtrat kanunlarına uyun hareket etmekle mümkün olur. Bütün bu şartları yaptıktan sonra da neticeyi yaratana bırakmak gerçek tevekküllün manası ve gereğidir.
Hayatın akışı içersinde hoşgörülü ve geniş ufuklu davranma ortamı yumuşatır. Hayat zikzak yapmayı kaldırmaz. Güçlükler karşısında basit teslimiyetler netice almadaki en büyük engellerdir.
Hedefleri dikkatli ve tanzimli bir planla çizmek ufku açar, neticeye müspet tesir eder. Olayı kavramadan dağıtıp hedeften saptırmak işleri karmaşık hale getirir. Geçmişe takılıp kalmanın hiçbir kazancı yoktur. Geçmişten ders almak ise çok ayrıdır ve gereklidir. Her işte usta olmanın vazgeçilmez yolu çıraklığa namzet olup katlanmayı bilmektir. Hayatın ve işin sırrının gereği budur.
Meşveret, istişare, yardımlaşma, paylaşım bugünkü dünya hayatın vazgeçilmezi haline gelmiştir.
“Tek Adam olma” rolü ve devri büyük ölçüde kapanmıştır. Zaman bunu ortadan kaldırmıştır.
Her iş ve faaliyette, “Show Yapmak ” yol arkadaşlarına ve hizmet üretenlere haksızlıktır. Güzele, makbul olana, doğruya hedeflenip takdir ve değerlendirmeyi Hakk’ka ve halka bırakmak en güzelidir.
Her işte söz konusu “Başarıysa”, bunun insanlık tarihinin seyri içersinde nasıl ve ne şekilde ulaşıldığının tespitini yapmak çok önemlidir. Piyasada “Takım veya ekip Oyunu” manevi hizmetlerde ise; “Şahsı Manevi” olarak bilinen hizmet tarzının, bireysel değil heyetlerle olduğu asla unutulmamalıdır. Heyetlerdeki; “Çekirdek Kadroların” organizesi, muhafazası ve sürekliliğini sürdürmek çok önemlidir.
Alınan güzel neticeleri bir “hediye” ile “mükâfatlandırmak” nezaket ve zarafetin gereğidir. Alın teri, çalışma ve gayreti takdir etmek medeni bir ölçüdür. Söz ve laf üreten değil, sahada iş ve hizmet üreten olmak çok daha hayırlıdır.
Çağı yakalamak, şartlara uygun hareket etmek, imkân ve fırsatları iyi değerlendirmek hayatı doğru okumanın göstergesidir. Gerçek ve doğru bilgiye ulaşıp bunu kullanmak, devam ettirmek, hayatın hızlı değişimine ayak uydurmak gerçeklerle yüzleşmek demektir.
Ahlâkın, hizmetlerin, faaliyetlerin en güzellerine odaklanmak, bu talepleri sürdürmek ucuz adam ve mala asla pirim vermemek doğru bir yol ve tarzdır. Faaliyet ve hizmetler arasında denge, meşruiyet, müspet manada değişim, dinlenme, aile fertleriyle olan münasebet ile iş faaliyetlerini dengeleme prensipli olmanın gereğidir.
Kendimizi kontrol etme, muhasebe ve murakabe, bazı konularda irade ortaya koyup özgüvenimizi ortaya koyma da günlük hayat akışının gereklerindendir. Akıl ve mantığın gereklerini yaparak yaşımızı işimize bulaştırmadan yola devam etmek önemli bir tarz ve yoldur.
Risk almadan hayat devam edemez. Risk ve zorluklar hayatın zembereği, çoğu zaman gereğidir. Başarıların etrafla, aile bireyleriyle, mesai ve dava arkadaşlarıyla paylaşılması güven ve sürekliliği artırır.
Çevredeki insanlara karşı saygılı olmak bir fazilet ölçüsüdür. Dünyada yalnız değiliz. Başkaları olması insan olmanın ve hayatın bir gerçeği. Şahsiyete, işe, davaya leke getirecek hiçbir sebeb ve gerekçeye müsamaha edilemez.. “Güvenilir olmak hazinedir.” Hadisi şerifi hayat için güzel bir rehberdir.
“Göründüğümüz gibi olmak, olduğumuz gibi görünmek” güzel hayatı devam ettirmek için önemli bir kilometre taşıdır. Gerçek kimliğimiz daima hayatta “boy aynamızdır!” Ona sık sık bakarak kendimizi o boy aynasıyla değerIendirmek adalet ev fazilet ölçüsüdür.
Konuşmak kadar, “Dinlemeyi” de bilmeliyiz.
Ufku geniş tutmak, kendisini dar bir çevreye mahkûm etmemek, karşı ve zıt fikirli ve “Rakip” konumunda olanlara saygı göstermek, teslimiyet ve ya onlara hak vermek değil ama bir fazilettir.
Farklı fikirlere değer verip istifade etmeye çalışmak, müspet olanlara değer vermek yeni ufuklar açar. Şahsiyet, konum ve güvenilir bir fikir çizgisini takip edip taşımak bir ayrıcalıktır.
“Ayağı yorgana göre uzatma” vazgeçilmez bir ölçü.
Aynı anda sadece bir iş yapmaya odaklanıp mesai sarf etmek makul bir yoldur. Sade ve fıtri duruş, geçmişle hesaplaşma ve ders çıkarma önemlidir. Canlı ve hareketli bir hayata, her işte güzele talip olma amaç, gayret, değişen şartlara uyma ve adapte olma mutluluğun temel esaslarından birisidir.
Bütün bu söylediklerimizin en güzeli neticesi ve bizi kurtaracak olan ise; Ahiret zahiresi olarak bunca nimetleri bize ihsan eden yaratan karşı kulluk vazifesini yaparak baki hayat için arkada bir eser bırakarak teslimi ruh etmektir. Son nefeste, müflis olarak değil, iman ve Kur’an nuruyla kazançlı olarak dünyaya veda edebilmek ümit ve temennisiyle.