HES Mücadelesi sürüyor

HES Mücadelesi sürüyor Gündoğmuş Kayabükü Mahallesi'nde düzenlenen çevre mücadelesinde, bölge halkı, siyasiler ve sivil toplum kuruluşları bir araya geldi.

HES Mücadelesi sürüyor

Gündoğmuş Kayabükü Mahallesi’nde düzenlenen çevre mücadelesinde, bölge halkı, siyasiler ve sivil toplum kuruluşları bir araya geldi.

13 Aralık 2025 tarihinde Gündoğmuş Kayabükü Mahallesi'nde planlanan HES projesine karşı geniş katılımlı bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, bölge halkı, muhtarlar, milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelerek Alara Çayı üzerindeki HES projelerine karşı ortak bir duruş sergiledi.

ATAY: BİZ HES’E KARŞIYIZ

Muhtarlar Derneği Başkanı Sadık Atay, projenin ekosistem üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Ayrıca, Alara’da HES’e Hayır Platformu ve diğer katılımcılar, bölgenin doğal kaynaklarının korunmasını savundular. Özellikle Alara Vadisi'nin doğal güzelliklerinin korunması ve projenin çevresel etkileri üzerine vurgu yapıldı.

ALARA BİR UNESCO MİRASI

Kayabükü Mahallesi’nde düzenlenen etkinlikte, Gündoğmuş Belediye Başkanı Ali Gülen, “Devletin projelerine karşı değiliz. Ama Alara ırmağı bizim için o kadar önemli” dedi. Etkinlikte, Alara Çayı’nın doğal yaşamını korumanın önemi ve HES projelerinin biyoçeşitliliği tehdit edebileceği de dile getirildi. Bölgenin önemli isimlerinden Mevlüt Güven, “Alara'nın bir UNESCO mirası olduğunu bunun da dünyada yaşanabilir 17 yerden birisinin en başında Alara Vadisi'nin geldiğini” vurguladı.

EKOSİSTEM OLUMSU ETKİLENİR

Antalya Millet Vekilleri’nin de önemli konuşmalar yaptığı etkinlikte Milletvekili Aliye Coşar, HES projesinin ekosistem ve tarım üzerinde olumsuz etkileri olacağını belirtirken, Tuncay Ercenk ise Alara Irmağı’nın bölge için bir kültür ve yaşam kaynağı olduğunu vurguladı. Bu konuşmalar, bölge halkının ve temsilcilerinin HES projelerine karşı duyduğu endişeleri ortaya koyduğu dile getirildi.

BÖLGEYE CAN VEREN BİR IRMAK

Antalya Millet Vekili Aykut Kaya da bu doğal bölgenin bir avuç şirketin kar alanı haline getirilmesine karşı çıktı. “HES projelerinin vatandaşın karalı duruşu ile gerçekleşmediğini hatırlatan Aykut Kaya “Bir avuç şirketin kendi çıkarları doğrultusunda yeniden başvuruda bulunduğunu” söyledi. Kaya, “Alara çayı gibi bölgeye can veren bir yere yapılacak HES projesinin suyun doğal akışına yeraltı su dengesine doğal yaşama ve ekosisteme büyük zarar verecek” dedi.

GÜNDOĞMUŞ'TA BÖLGE HALKI HES'E HAYIR DEDİ

Gündoğmuş’un Alara Çayı üzerinde yapılması planlanan yeni hidroelektrik santrali (HES) projelerine karşı bölge halkı, siyasiler ve STK’lar bir araya geldi. ‘Alara’da HES’e Hayır Platformu’ tarafından düzenlenen basın açıklamasında, “HES Projelerinin biyoçeşitliliği tehtid edeceği dile getirildi.

“BU MÜCADELE YAŞAM HAKKI MÜCADELESİDİR”

Platform Sözcüsü Nurettin Sönmez, Gündoğmuş halkının ve çevre illerden gelen destekçilerin ilçenin suyu, ormanı ve doğal varlıkları için bir araya geldiğini belirtti. Mücadelenin yalnızca bir çevre meselesi olmadığını vurgulayan Sönmez, bunun yaşam hakkını savunma mücadelesi olduğunu da ifade etti. Alara Çayı’nın binlerce yıldır özgür aktığını, çayın uluslararası şirketlerin çıkarları doğrultusunda kontrol altına alınmak istendiğini belirtti.

“49 YILLIĞINA DEVREDİLMESİ KABUL EDİLEMEZ”

Alara Çayı’nın Gündoğmuş’un tamamını ilgilendiren, halkın binlerce yıldır yaşam kaynağı olan bir değer olduğunu söyleyen Sönmez, suyun 49 yıllığına şirketlere devredilmesinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Sönmez, 2019 yılında Danıştay 6. Dairesi’nin Alara’da yapılması planlanan HES projesini iptal ettiğini hatırlatarak, buna rağmen aralıklar ile yeni projelerin gündeme getirildiğine dikkat çekti.

“DANIŞTAY İPTAL ETTİ, YENİ PROJELER GÜNDEMDE”

Sönmez, Alara Çayı’nın 2023 yılında ihale edildiğini ve 49 yıllığına The Point Medya Limited Şirketi’ne verildiğini belirterek, Alara Enerji Grubu’nun 2029 yılına kadar faaliyete geçmeye yönelik taahhütte bulunduğunu söyledi. CHP Antalya Milletvekili Aliye Coşar’ın konuyla ilgili soru önergesi vermesine rağmen bakanlıktan bir yanıt alınamadığını da belirten Sönmez, proje ayrıntılarının halktan gizlendiğini ileri sürdü.

“ALARA YALNIZCA SU DEĞİL, BİNLERCE YILLIK EKOSİSTEM”

Alara Çayı’nın yalnızca bir su kaynağı olmadığını, aynı zamanda tarım, hayvancılık, iklim dengesi ve biyolojik çeşitlilik açısından hayati öneme sahip olduğunu ifade eden Sönmez, çay çevresindeki endemik bitki ve hayvan türlerine dikkat çekti. Irmağın, bölgenin tarihini ve kültürünü de taşıdığını vurgulayan Sönmez, kervan yolları, tarihi köprüler ve Alara Kalesi’nin bu ırmakla anlam kazandığını söyledi.

DEVLETİN PROJELERİNE KARŞI DEĞİLİZ

Cumartesi günü gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Gündoğmuş Muhtarlar Derneği Başkanı Sadık Atay, “Biz HES’e karşıyız. Mermer Ocağına karşıyız. Yapılacak olan yerlere karşıyız. Halkımıza sormadan yapılmasın” derken, Gündoğmuş Belediye Başkanı Ali Gülen, Gündoğmuşlu hemşerilerimden farklı bir şey düşünmediğini söyledi. Gülen, “Devletin projelerine karşı değiliz. Ama Alara ırmağı bizim için o kadar önemli. Çünkü ne bizim bir sahilimiz var, ne denizimiz var, sadece hepimizin bir tane Alarası var. Bu yanlış projeden vazgeçileceğini düşünüyorum. Gündoğmuşlu hemşerilerim ne düşünürse bende onu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

VEKİL ÇOŞAR: BU TORRAKLARIN SAHİBİ VAR

Cumhuriyet Halk Partisi Antalya Millet Vekili Aliye Çoşar, Mart ayında önce Serinyaka köyüne geldiklerini, daha sonrada Mayıs ayında da Karadere köyüne gittiklerini hatırlatarak, bölgede yapılmak istenen Taş ve Mermer Ocaklarının açılmak istediğini, bu seferde Alara üzerinde yapılmak istenen HES Projesi için bir araya geldiklerini söyledi. Çoşar konuşmasında, “Malasef AKP iktidarı Gündoğmuş’u rant projeleri ile hatırlıyor. Gündoğmuş’u yatırım için hatırlayamayanlar, maalesef rant için hatırlıyorlar. Yıllar önce direniş sergilenmiş, yargı kararı ile de HES Projesi iptal edilmiş. Tekrar aynı HES Projesi ile suyun kanallardan taşınarak, başka yerde proje gerçekleştireceklermiş. Buradan sesleniyoruz. Bu toprakların, bu suların sahibi var. Ekosisteme zarar verecek, tarıma, hayvancılığa zarar verecek bu HES Projesine sizler ile beraber geçit vermeyeceğiz. Çünkü su yaşadır. Bu iklim krizinde suyun ne kadar kıymetli olduğunu biliyoruz. Su kaynaklarımızı korumak zorundayız” dedi.

CHP’Lİ ERCENK: BIRAKIN ÖZGÜRCE AKSIN

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 25-26 dönem Millet Vekili Tuncay Ercenk, konuşmasında şöyle dedi. “Doğamıza, ırmağımıza sahip çıkmak hep beraber temel görevimizdir. Alara ırmağı sadece doğal bir ırmak değil, bir kültürdür. Alara doğasıya, çevresiyle insana hayat veren bir yerdir. Bu ırmaktan ne istiyorsunuz. Bırakın özgürce aksın. Nimetlerinin hep beraber faydalanalım. Türkiye yararlansın, Gündoğmuş yararlansın. Her şey kar değil, her şey rant değil. Biraz daha geleceğimizi, insanımızı düşünelim. Bu konuda karar verecek insanları biraz daha düşünmeleri biraz daha insanına sahip çıkmalarını istiyorum” diye söyledi.

ALTAN AYAZ: HES İNSANLIĞI BÜYÜK BİR DARBEDİR

Antalya Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkan Yardımcısı Altan Ayaz yaptığı konuşmada “Alara çayı endemik bitki örtüleri ile yaban hayatı ile hayvansal üretimi ile ve yörük kültürü ile çok önemli bir değerimizdir. Alara’da yapılacak ola HES insanlığa büyük darbedir” ifadelerine yer verdi.

AKINCI: SUYUMUZUN VE GELECEĞİMİZİN BEKCİSİYİZ

Cumhuriyet Halk Partisi Gündoğmuş İlçe Başkanı Asım Deniz Akıncı yaptığı konuşmasında “Alara çayının sadece bir su akıntısı değil, Uçan su şelalesine can veren geyik dağlarından Akdeniz'e kadar binlerce canlıyı besleyen köyümüzün aşı toprağımızın bereketidir” diye söyledi. Akıncı, konuşmasının devamında HES yapılırsa telafisi güç zararlar doğar. Bilirkişi heyeti Alara Vadisi'nin ekosistemi kaldırmaz diye rapor sunmuştur. Hukukun iptal kararlarına ve Uçan su şelalesinin kesin korunacak hassas alan ilan edilmesine rağmen şirketlerin farklı isimler veya kılıflarla tekrar tekrar Bölgemizi zorlaması hukuku arkadan dolanma çabasıdır. Bu ısrar iyi niyetli değildir. Bu bir Doğa talanı girişi midir bizim talebimiz Alara Çayı üzerindeki tüm projeleri oyunlara başvurulmadan amasız ve fakatsız derhal ve tamamen iptal edilmelidir. Bu Vadi Enerji Üretim sahası değil koruma altına alınması gereken bir dünya mirasıydı. Gündoğmuş halkı olarak toprağımızı, suyumuzu ve geleceğimizin bekçisiyiz. Devrelerimiz Özgür akana kadar bu fiili mücadelemizden bir adım bile geri atmayacağız” dedi.

GÜVEN: ALARA BİR UNESCO MİRASIDIR

Cumhuriyet Halk Partisi Antalya Kadın Kolları Başkanı Necla İnci Bayrak, Alara çayının yalnızca bir su olmadığını, sizlerin büyüdüğü çocuklarınızın büyüdüğü bu toprakların yaşam kaynağıdır dedi. Bölgenin önde gelen isimlerinden Mevlüt Güven ise hükümetin aldığı kararın uygulanır ise bazı tarım alanlarının dışarı çıkarılması kararının olabileceğini hatırlattı. Meselenin sadece elektrik üretmek olmadığını tarım alanlarında gasp edilmesinin önün açılacağını söyledi. Güven, “Alara'nın bir UNESCO mirası olduğunu bunun da dünyada yaşanabilir 17 yerden birisinin en başında Alara Vadisi'nin geldiğini” vurguladı.

KOZOĞLU: ALARA BİR KÜLTÜR, BİR EKOSİSTEM

Antalya Barosu Çevre ve İzleme Kurulu Başkanı Avukat Duygu Kozoğlu’da bölgeye gelen isimler arasındaydı. Kozoğlu, resmi yönden bilgilendirmelerde bulundu ve çocukların geleceğini anayasayla güvence altına alınan sağlıklı bir çevrede yaşama hakkımızı savunmak için bir aradayız dedi. Kozoğlu, Alara Çayının bir enerji hattı değil, bir ekosistem olduğunu belirtti.  Alara'nın aynı zamanda bir kültür bir geçim kaynağını olduğunu da söyledi. Alaranın ayını zamanda ortak bir yaşam alanı olduğunu vurguladı. Anayasanın 56. maddesini hatırlatarak “^Herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu, çevreyi korumanın devletin ve vatandaşların ortak görevi olduğunu da tekrardan hatırlattı. Alara üzerinde planlanan HES projesinin yalnızca insanı dğil, hukuku ve kamu yararını hiçe saymak olduğunu söyledi.

YILMAZ: SADAKATTAN AYRILMAYIN

Yine bölgenin önemli isimlerinden ve DEKAP üyesini temsilen geldiğini belirten Köprülü Mahallesi'nden Ayhan Yılmaz, “Milletvekillerinin yemin ettiğini hatırlatarak anayasaya sadakattan ayrılmayacaklarını yüce Türk milleti önünde namuslu Şeref üzerine yemin ettiklerini” söyledi. Evet diyenlerin anayasaya sadakattan ayrılmamaya davet etti ve hukukun üstünlüğünü hatırlattı. – Mesut Uygur 

 

HES Mücadelesi sürüyor