Kendi göbeğini kesene devlet ceza kesti!
50 yıllık bekleyiş, 3 ayda çözüm, şimdi ise "yıkım" kararı mı?
Antalya Gündoğmuş’ta "bürokrasi duvarına" çarpan bir yerel kahramanlık hikayesi. Çamlıalan köylüsü kendi göbeğini kesti, devlet’te vatandaşa cezayı kesti! Antalya Gündoğmuş Çamlıalan Mahallesi’nde 50 yıl baraj bekleyen, gelmeyince imece usulü göletini yapan köylüye bürokrasi "dur" dedi. Önce 45 bin TL ceza, şimdi ise yıkım davası!
50 YILLIK BEKLEYİŞE 3 AYDA ÇÖZÜM ÜRETMİŞLERDİ
Antalya Gündoğmuş’ta yarım asırdır beklenen Ayandere Barajı yapılmayınca, kuraklıktan ağaçları kuruyan Çamlıalan köylüleri kolları sıvadı. Kendi imkanlarıyla inşa ettikleri dev göletle hem tarımı kurtarmayı hem de orman yangınlarına karşı "yangın havuzu" oluşturmayı hedefleyen vatandaşlar, devletin yapamadığını 3 ayda başardı.
İYİ NİYETE 45 BİN TL CEZA VE YIKIM DAVASI
"Kendi göbeğimizi kestik" diyen köylülerin sevinci kısa sürdü. İddiaya göre bürokratik engellere takılan gölet için Orman İşletmesi tarafından 45 bin TL para ceza kesildiği ve yıkım davası açıldığı belirtildi. Şimdi hem Mahalle Muhtarı Bekir Atalay, hem de tüm mahalle, hakimin yapacağı keşiften sonrası çıkacak kararı bekliyor. Yaşam kaynağı olan bu gölet korunacak mı, yoksa yıkılacak mı?50 YILLIK BEKLEYİŞ, 3 AYDA ÇÖZÜM, ŞİMDİ İSE "YIKIM" KARARI MI?
Antalya Gündoğmuş’ta "bürokrasi duvarına" çarpan bir yerel kahramanlık hikayesi. Çamlıalan köylüsü kendi göbeğini kesti, devlet cezayı kesti! Gündoğmuş ilçesinin Çamlıalan Mahallesi’nde, filmlere konu olacak bir "su davası" yaşanıyor. Yarım asırdır (50 yıl) Ayandere Barajı’nın yapılmasını bekleyen ancak her geçen gün kuraklıkla eriyen mahalle halkı, "Devlet yapmıyorsa biz yaparız" diyerek bir araya geldi. 3 ayda imece usulüyle dev bir gölet inşa eden köylüler, şimdi ise açılan davalar ve 45 bin liralık idari para cezasıyla şokta.

"DEVLETİN YAPMADIĞINI 3 AYDA YAPTILAR"
Asırlık değirmenleri döndüren derelerin kuruması ve tarım arazilerinin çöle dönmesi üzerine Çamlıalan Mahalle Muhtarı Bekir Atalay ve mahalle sakinleri elini taşın altına koydu. 50 yıllık "Ayandere Barajı" hayali tozlu raflarda beklerken, köylüler kendi imkanlarıyla hem orman yangınlarına müdahale edebilecek bir yangın havuzu hem de tarımsal sulama göleti inşa etti.
ÖNCE CEZA YAĞDI, ŞİMDİ YIKIM KAPIDA!
Ancak köylünün bu "hayat suyu" hamlesi, bürokrasiye takıldı. Devlet Su İşleri’ne (DSİ) yazılan dilekçeler sonrası kurum, bölgenin kendi sorumluluğunda olmadığını belirterek topu Orman İşletmesi’ne attı. "Resmi olmayan dayanaklar" gerekçesiyle harekete geçen Orman İşleri, mahalle sakinlerine dava açarken, bir de üstüne yaklaşık 45 bin lira idari para cezası kesti. Kendi imkanlarıyla susuzluğa çare arayan Çamlıalan halkı, şimdi mahkemeden çıkma ihtimali olan "yıkım" haberini bekliyor.
MUHTAR ATALAY: KÖYÜ TERK ETMEK ZORUNDA KALACAKTIK
Muhtar Atalay, göletin yapılması sonrasında yerel bir gazetenin internet sitesinde çıkan haberde şu ifadeleri geçiyor. "Barajı beklesek ağaçlarımız kuruyacak, köyü terk etmek zorunda kalacaktık. Kışın biriken suyu hem üretimde kullanacak hem de olası bir yangında devletimizin hizmetine sunacaktık. İyi niyetle, cebimizden artırarak yaptığımız gölet için şimdi sanık sandalyesindeyiz. Biz sadece yaşamak ve üretmek istiyoruz." Sürecin mahkemeye taşınması ve hakimin keşif kararı alması bölgede büyük bir merakla bekleniyor.
GÖZLER MAHKEMEDE: "HAYAT SUYU" MU, "USULSÜZ YAPI" MI?
Şimdi tüm Türkiye ve bölge halkı şu soruyu soruyor: Vatandaşın çaresizliğine çözüm üretmeyen bürokrasi, vatandaşın kendi ürettiği çözümü yıkacak mı? Önümüzdeki günlerde mahkeme heyetinin yapacağı keşif sonrası çıkacak karar, sadece Çamlıalan’ın değil, Anadolu’daki benzer birçok imece projesinin kaderini belirleyecek gibi – Mesut Uygur








